15-19. Yüzyıl Felsefesi

Felsefe Tarihi

Sesli anlatım

Bu konunun seslendirmesi hazırlanıyor. Hazır olduğunda buradan dinleyebileceksin.

Gözlerinle gördüğün şeyin yanıltıcı olabileceğini bir kez kabul edersen, geriye neye güvenebileceğin sorusu çıkar. Bu soru 17. yüzyıldan 19. yüzyıla uzanan felsefenin ana damarıdır: Bilginin kaynağı akıl mı, deney mi? Ahlaki yasa akıldan mı çıkar, sonuçlardan mı? Devletin kaynağı nedir? TYT'de bu dönem bir filozofun eseriyle görüşünü eşleştirme, bir metinden filozofu bulma ya da bir görüşten çıkarım yapma biçiminde sorulabilir. 2026 sınavında Descartes ve Rousseau sorusu bu dönemdendi. Program ünite sınırını da belirler: Locke 17. yüzyılda doğmuş olsa da eseri 18-19. yüzyıl ünitesinde okunur.

MEB programında dönem iki ayrı ünitedir: 15-17. yüzyıl ve 18-19. yüzyıl. Biz de iki ayrı başlıkla ilerleyeceğiz.

15-17. yüzyıl: yeni düşünce ortamı

15-17. yüzyıl felsefesini hazırlayan zemin iki katmanlıdır. 12. yüzyıldaki çeviri faaliyetleri ile önceki iki dönemin, yani Antik Yunan ve Orta Çağ felsefesinin birikimi. Bu yeni dönemin ayırt edici yanı skolastik düşünceden ayrılmasıdır. Skolastik düşünce inancı ve otoriteyi merkeze alıyordu; yeni dönem ise yöntem sorununu ele aldı. Ders kitabındaki bir okuma parçası Bacon'la başlayan bu değişimin Hobbes, Descartes ve Spinoza ile olgunluğa eriştiğini anlatır.

Parçaya göre Orta Çağ'dan siyrılmak isteyen düşünce, bir konuda doğruya ulaşmanın tek ölçütünün o konudaki bilgimiz olmadığını fark etti. Böylece soru "ne biliyorum" olmaktan çıkıp "nasıl bilirim" oldu. Skolastik ile modern düşünceyi ayırmanın kısa yolu şudur: Skolastik düşünce için ölçüt kutsal metin ve onu yorumlayan otoritedir, modern düşünce için akıl ve yöntemdir. Programın bu farkı ayrıca vurgulaması, sınavda "hangisi yeni dönemin özelliğidir" sorusunu mümkün kılar.

Programın bu ünite için saydığı dört başlık şunlardır: hümanizm, bilimsel yöntem, Kartezyen felsefe ve hukuk felsefesi. Hümanizm insanı değerin ve düşüncenin merkezine koyan anlayıştır. Hukuk felsefesi ise hukukun temelini ve adaletle ilişkisini sorgular; bu dönemde doğal hukuk ve toplumsal sözleşme tartışmaları bu alanı biçimlendirdi. Kartezyen felsefe, adını Descartes'tan alır; "Kartezyen koordinat sistemi" de aynı ismin kökündendir. Descartes'ı hem filozof hem matematikçi olarak hatırla: Cebri geometriye uygulayarak analitik geometriyi kurmuştur.