Paragrafta Yardımcı Düşünce ve Çıkarım

Paragraf

Sesli anlatım

Bu konunun seslendirmesi hazırlanıyor. Hazır olduğunda buradan dinleyebileceksin.

Ana düşünce sorusu parçanın tek bir yargısını ister. Bu konunun soruları tersini yapar: Parçadaki küçük yargıları tek tek yoklar ve şıklardan hangisinin parçayla uyuşmadığını bulmanı ister. "Parçaya göre aşağıdakilerden hangisi söylenemez?" kökünü gördüğünde ilk iş, şıkların hangisinin parçada karşılığı olmadığını aramaktır.

Burada kökü yanlış okumak, parçayı yanlış okumak kadar puan kaybettirir, çünkü "değinilmemiştir" ile "çıkarılamaz" aynı soru değildir. Birincisi bir şeyin parçada yazıp yazmadığına bakar, ikincisi yazmasa bile parçadan zorunlu olarak çıkıp çıkmadığına. Aşağıda yardımcı düşüncenin ne iş gördüğünü, iki kök ailesinin farkını, çıkarımın nerede bittiğini ve şıkların hangi küçük kaydırmalarla bozulduğunu göreceksin.

Yardımcı düşünce ne iş görür

Ana düşünce paragrafın çatısıysa yardımcı düşünceler onu taşıyan kolonlardır. Her biri ana düşünceye başka bir yönden hizmet eder: Kimi açıklar, kimi gerekçe gösterir, kimi örnek verir, kimi de sınır çizer. Dört görevi de şu parçada gör: "(1) Bir dili öğrenmek için önce dil bilgisini bitirmek gerekmez. (2) Çocuk kuralı bilmeden konuşur, çünkü duyduğu cümleyi tekrar ederek öğrenir. (3) Yetişkin ise hata yapmaktan korktuğu için çoğu zaman sessiz kalır. (4) Elbette yazılı bir sınavda kural bilgisi işe yarar."

Birinci cümle ana düşüncedir. İkincisi gerekçedir ve örnek olarak çocuğu getirir. Üçüncüsü karşıt durumu, yetişkinin neden zorlandığını açıklar. Dördüncüsü yargının sınırını çizer: Kural bilgisi işe yaramaz demiyor, yalnız konuşmanın önkoşulu olmadığını söylüyor. Bir paragrafta tek ana düşünce, birden çok yardımcı düşünce bulunur. Bu konunun soruları da bu yüzden kurulabiliyor.

Bu parçaya "Parçada hangisine değinilmemiştir?" diye sorulsa dört şık parçadaki yardımcı düşüncelere karşılık gelir: çocukların tekrar yoluyla öğrendiğine, yetişkinlerin hata yapma korkusu yaşadığına, kuralın yazılı sınavda yararlı olduğuna ve dil bilgisinin konuşmanın önkoşulu olmadığına. Beşinci şık "ders kitaplarının çocuklara göre hazırlanması gerektiğine" olsun. Parçanın konusuna yakışır, dil öğrenmeyle ilgilidir, ama hiçbir cümlede ders kitabından söz edilmez. Cevap odur.

Yardımcı düşünceyi tanımak için her görevin kendi işaret sözcükleri vardır. Gerekçe "çünkü", "zira", "bu yüzden" gibi sözlerle gelir. Örnek "örneğin", "nitekim", "mesela" ya da bir kişi ve olay adıyla açılır. Açıklama "yani", "başka bir deyişle", "diğer bir ifadeyle" sözlerini taşır. Sınır ise "elbette", "ancak", "yalnız", "en azından" gibi koşul ve kayıt sözleriyle belli olur. Bu işaretler seni parçanın hangi cümlesinin hangi işi gördüğüne götürür; böylece "Bu cümlenin parçadaki görevi nedir?" tipindeki sorular da kolaylaşır.

Şu cümleleri yan yana koy: "Bu semtte yazın hava çok ağır olur. Nitekim geçen temmuzda birkaç kişi nefes darlığıyla hastaneye gitti." İkinci cümle birincinin örneğidir, çünkü "nitekim" onu bağlıyor ve olayı tek tek anlatıyor. "Bu semtte yazın hava çok ağırdır. Yani nem oranı yüksek, rüzgâr ise zayıftır." cümlesinde ise ikinci cümle birincinin açıklamasıdır. Aynı ana düşünce iki ayrı yardımcı düşünceyle desteklenebilir; soru sana hangisini sorduğuna göre şık değişir.

Yardımcı düşünce çıkarıldığında parça bütünlüğünü korur, yalnız zayıflar. Ana düşünce çıkarıldığında ise geriye bağlanacak bir şey kalmaz. Bu fark, bir cümlenin yardımcı düşünce olup olmadığına karar vermenin hızlı yoludur.