Sözcükte Anlam ve Söz Yorumu

Anlam Bilgisi

Sesli anlatım

Bu konunun seslendirmesi hazırlanıyor. Hazır olduğunda buradan dinleyebileceksin.

"Keskin" sözcüğü bıçakla da kullanılır, zekâyla da, kokuyla da. Üç kullanımda da sözlükteki satır aynı, ama sınavdaki cevap üç ayrı yere çıkar. Bu konunun bütün mantığı budur: Sözcüğün anlamı sözcüğün kendisinde değil, içinde bulunduğu cümlededir. TYT'de altı çizili bir sözcük ya da söz verilir, senden o cümledeki anlamını bulman istenir. Kuralı bilmek yetmez, kuralı cümlenin içinde tanımak gerekir. Bu yüzden aşağıda her ayrımın yanında bir örnek cümle var; örnekleri sesli oku, anlam sesli okuyunca daha çabuk oturur.

Gerçek, yan ve mecaz anlam

Gerçek anlam, diğer adıyla temel anlam, sözcüğün akla ilk gelen anlamıdır. "Ustanın bileği taşında keskin bir bıçak vardı." cümlesinde "keskin", kesme gücü olan demektir. Gerçek anlamda sözcük çoğunlukla somut bir şeye işaret eder.

Yan anlam, temel anlamla bağını koparmadan kazanılan yeni anlamdır. Bağ ya benzerliktir ya da aynı işi görmektir. "Kuşun kanadı sargıyla sarılmıştı." cümlesinde "kanat" gerçek anlamdadır. "Uçağın sağ kanadı bakıma alındı." cümlesinde ise aynı sözcük, uçmaya yarayan parça olarak yan anlam kazanmıştır. "Kitabın sırtı", "nehrin yatağı", "çaydanlığın ağzı" aynı yoldan gelir. Kural basit: Gösterebiliyorsan büyük olasılıkla yan anlamdır.

Mecaz anlam, temel anlamdan uzaklaşıp çoğunlukla soyut bir niteliğe geçen anlamdır. "Ayşe Hanım'ın keskin zekâsı herkesi şaşırttı." cümlesinde zekâ kesmez, biçmez; "keskin" burada çabuk kavrayan, isabetli demektir. "İnce" sözcüğü de aynı yolu izler. "İnce bir iple bağladı." cümlesi gerçek, "Çok ince bir espri yaptı." cümlesi mecazdır; espri milimetreyle ölçülmez, zarif ve sezdirmeli demektir. "Yumuşak" için de ikili bir tablo çıkar: "yumuşak yastık" gerçek anlamda, "yumuşak huylu biri" mecaz anlamdadır.

Mecazı yakalamanın bir yolu da sözcüğün yanındaki ada bakmaktır. "Ağır" sözcüğü "ağır bir bavul" ile "ağır bir hastalık" ve "ağır bir söz" için aynı sözlük maddesinden gelir, ama yanındaki ad değiştikçe anlam kayar. Ad somut ve tartılabilir bir şeyse sözcük gerçek, soyutsa mecaza yaklaşır. Sözcüğün yerine "tartıda çok çeken" yazabiliyorsan gerçek anlamdasın; yazamıyorsan değilsin. Aynı yöntem "sıcak", "soğuk", "derin" gibi sözcüklerde de çalışır: "derin bir kuyu" gerçek, "derin bir sessizlik" mecazdır.

Mecazın içinde ayrıca duyular arası aktarma vardır. Bir duyuya ait sözcük başka bir duyunun alanına geçer. "Keskin koku", dokunma duyusunun sözcüğünü koku almaya taşır. "Sıcak bir ses" dokunmadan işitmeye, "parlak bir ses" görmeden işitmeye geçişi gösterir. Ortaya çıkan anlam çoğunlukla mecazdır.