On The Phone

1. Dönem Üniteleri

Sesli anlatım

Bu konunun seslendirmesi hazırlanıyor. Hazır olduğunda buradan dinleyebileceksin.

Telefonu açtığında karşındakinin yüzünü görmezsin. Ne istediğini yalnız sözcüklerden anlarsın. Bu yüzden telefon konuşmaları kalıplarla yürür: nasıl açılacağı, kimin istendiği, kişi yoksa ne yapılacağı ve nasıl bitirileceği önceden bellidir. Bu üniteyi çalışmak, kalıpları tanımak ve her kalıbın işlevini bilmek demektir.

Soru kökü ve şıklar İngilizcedir; bu metin Türkçe konuşur ve İngilizce yalnız örnek ve kalıp olarak geçer. Kalıpları sesli oku, çünkü telefon kalıpları kulağa ait kalıplardır.

Arayan ve açan: konuşmaya girmek

Arayan kişi önce kendini tanıtır, sonra istediği kişiyi sorar. "Hello, this is Ali calling. Is Ece in?" cümlelerinde Ali, Ece'nin evde ya da yerinde olup olmadığını sormaktadır. Is Ece in? ve Is Ece there? aynı şeyi sorar: Ece orada mı?

Daha kibar bir kalıp da vardır: "May I speak to Ece?" Ece ile konuşabilir miyim demektir. May I, can I'den daha nazik bir tondadır; resmî ya da yetişkinle yapılan bir konuşmada may I tercih edilir.

Telefonu açan kişi karşısındakinin istediği kişiyse "Speaking." diyebilir; yani benim, buyrun. Başkasıysa kişiyi çağırır ya da bekletir.

Telefonu açan kişi bazen önce arayanın kim olduğunu sorar. "Who is calling, please?" kim arıyor, lütfen demektir. Cevabın kısadır: "This is Ali." Bu kalıpta iki tarafın görevi nettir: açan soru sorar, arayan kendini tanıtır.

"Is Ece in?" sorusundaki in kelimesini içeride diye çevirme; burada in, yerinde ya da evde demektir. Cevap "No, she is out." ise Ece dışarıdadır. In ile out telefonda zıt sözcüklerdir.