Cumhurbaşkanı — Seçimi, Görev ve Yetkileri
Yürütme
Sesli anlatım
Bu konunun seslendirmesi hazırlanıyor. Hazır olduğunda buradan dinleyebileceksin.
Bu konuda kaybedilen puanların çoğu bilgi eksikliğinden değil, eski bilgiden gelir. 16 Nisan 2017'de kabul edilip 9 Temmuz 2018'de tam yürürlüğe giren değişiklik yürütmeyi baştan kurdu; elindeki kaynak o tarihten önceyse sana bugün var olmayan bir makamı öğretiyor demektir. Başbakan yok. Bakanlar Kurulu yok. Gensoru yok, güvenoyu yok, kanun hükmünde kararname yok, tüzük yok, sıkıyönetim yok.
Anayasa'nın 8. maddesinden "ve Bakanlar Kurulu" ibaresi çıkarıldı; madde bugün yürütme yetkisi ve görevinin Cumhurbaşkanı tarafından, Anayasa'ya ve kanunlara uygun olarak kullanılıp yerine getirileceğini söylüyor. ÖSYM bu konuya neredeyse hep aynı kapıdan girer — şıkların arasına kaldırılmış bir yetki koyar ve senden onu ayıklamanı ister. O yüzden burada iki liste birden öğreneceksin: bugün ne var, dün ne vardı da artık yok.
Yürütme neden tek başlı
Eski madde 8 yürütme yetkisini "Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu" diye iki adrese veriyordu. Bugünkü metinde ikinci adres yok, yetki tek elde. Bunun adı yürütmenin tek başlı olmasıdır ve dersin geri kalanı bu cümlenin üstüne kurulur. Dikkat edeceğin bir ayrıntı var: "Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir" cümlesi madde 8'de değil, madde 104'ün ilk fıkrasında yazar. Madde 8 aynı yetkiyi Cumhurbaşkanına verirken kaydını da koyar — Anayasa'ya ve kanunlara uygun olarak.
Madde 104'ün açılışı tabloyu tamamlar: Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Devlet başkanlığı ile hükümet başkanlığı aynı kişide birleşti. Cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanlar Meclis'e değil Cumhurbaşkanına karşı sorumludur; onları o atar, o görevden alır. Meclis bir bakana güvenoyu vermez, gensoruyla da düşüremez. Meclis'in yürütme üzerindeki denetimi bugün yazılı soru, genel görüşme, meclis araştırması ve meclis soruşturmasıyla sınırlıdır.
Partisiyle ilişiğin kesilmesi zorunluluğu da kalkan şartlardan biri; eski metindeki tarafsızlık düzenlemesiyle birlikte gitti. Bugün Cumhurbaşkanı partili olabilir, partisinin genel başkanlığını sürdürebilir. Şıklarda hâlâ seçilme şartıymış gibi dolaşır.
Karşı imza kuralı klasik parlamenter sistemi anlatan her kaynakta geçtiği için önüne mutlaka çıkacak. Eskiden Cumhurbaşkanının işlemleri Başbakan ve ilgili bakan tarafından da imzalanır, siyasi sorumluluk imzayı atanlara geçerdi; Anayasa bu yüzden "Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler" diye ayrı bir kategori tutuyordu. Bugün ikisi de yok. Cumhurbaşkanının işlemi için ikinci bir imza aranmaz, sorumluluğu devredecek bir kanal da bulunmaz.