Kanun Yapma Süreci ve Meclis Kararları
Yasama
Sesli anlatım
Bu konunun seslendirmesi hazırlanıyor. Hazır olduğunda buradan dinleyebileceksin.
Elindeki kaynak "kanun tasarısı" diyorsa o kaynağı kapat. 2017 anayasa değişikliğinden sonra — tam yürürlüğü 2018 — kanun tasarısı diye bir kavram kalmadı; tasarıyı sunan Bakanlar Kurulu da kalmadı. Bugün Meclise giden tek metnin adı kanun teklifidir ve onu, birazdan göreceğin bütçe ile kesinhesap dışında, yalnız milletvekilleri verir.
Konunun sınavdaki hâli de buradan doğuyor. ÖSYM sana "kanun nedir" diye bir tanım sormaz; zincirin bir halkasını yerinden oynatır, sonra "hangisi yanlıştır" der. Bu yüzden burada sıraya sayı iliştireceğiz: kaç gün, kaç oy, kaç üye. Sırayı ve sayıyı birlikte tutarsan bu konudan soru kaybetmezsin.
Zincirin ilk halkası: teklifi kim verir
Anayasa'nın 88. maddesi işi tek cümlede bitiriyor: kanun teklif etmeye milletvekilleri yetkilidir. Tek imza yeter, birden çok imza da bulunabilir. Teklif gerekçesiyle birlikte Meclis Başkanlığına verilir, Başkanlık da onu doğrudan komisyonlara havale eder.
Asıl bilgi cümlenin söylemediği yerde. Yürütmenin kanun teklif etme yetkisi yoktur. Cumhurbaşkanı bir metni kanunlaştırmak istiyorsa bunu ancak bir milletvekilinin imzasıyla yapabilir. Soru kökünde "Cumhurbaşkanı kanun teklifini Meclise sunar" gibi bir ifade görürsen, iki konu dışında o şık yanlıştır. O iki konu bütçe ve kesinhesaptır; ikisi de Anayasa'nın 161. maddesinde durur ve ikisini de Cumhurbaşkanı sunar. Yalnız bütçeyi hatırlayıp kesinhesabı unutan aday, doğru bir şıkkı yanlış diye eler; birazdan ikisine de geleceğiz.
Kanun hükmünde kararname ile yetki kanununu da aklından çıkar. 91. madde mülgadır, yani yürürlükten kaldırılmıştır; bugün yürütmenin elinde kanun gücünde metin çıkarma yolu yok. Tüzük de öyle — 115. madde 2017'de kaldırıldı.
Sürecin ayrıntısını Anayasa değil İçtüzük yazar; 88. maddenin ikinci fıkrası bunu açıkça devrediyor: kanun tekliflerinin Mecliste görüşülme usul ve esasları içtüzükle düzenlenir. 95. madde de aynı yere bakar — Meclis çalışmalarını kendi yaptığı içtüzük hükümlerine göre yürütür. Aşağıda göreceğin kırkbeş günlük süre, dört adımlık görüşme sırası ve bir yıllık yasak işte bu yüzden Anayasada değil İçtüzükte yazılıdır.