Koşul Cümleleri (Conditionals)
Dil Bilgisi
Sesli anlatım
Bu konunun seslendirmesi hazırlanıyor. Hazır olduğunda buradan dinleyebileceksin.
"Yağmur yağarsa maç ertelenir" ile "yağmur yağsaydı maç ertelenirdi" aynı cümle gibi durur ama arasında koca bir fark var: Birincisi olabilecek bir şeyi anlatıyor, ikincisi olmamış ya da olmayacak bir şeyi. Koşul cümlesi (conditional), bir şartın ve onun sonucunun birlikte söylendiği cümledir ve İngilizce bu farkı zamanla gösterir. Yani koşul sorusunda cevabı bulduran şey kelime bilgisi değil, if cümleciği ile ana cümlenin zaman uyumudur. İki parçadan birinin zamanını doğru okursan diğeri otomatik olarak belli olur.
Sıfırıncı ve birinci tip
Sıfırıncı tip (zero conditional) genel doğruları ve bilimsel olguları anlatır. İki tarafta da şimdiki zaman kullanılır: "If you heat ice, it melts." Buzu ısıtırsan erir. Burada "eğer" yerine "-dığında her zaman" anlamı da düşünülebilir, o yüzden if yerine when de kullanılabilir.
Birinci tip (first conditional) gerçekleşmesi mümkün bir koşulu ve gelecekteki sonucunu anlatır. Kuruluş: if + present simple, ana cümlede will / can / may + yalın fiil. "If the funding is approved, the laboratory will expand next year." Fon onaylanırsa laboratuvar gelecek yıl genişleyecek. If cümleciğinde gelecek anlamı için will kullanılmaz (isteklilik ya da kibarlık bildiren kalıplar hariç); "if the funding will be approved" yanlıştır. Ana cümlede emir de olabilir: "If you see Dr. Kaya, give her this file." Dr. Kaya'yı görürsen bu dosyayı ona ver.
Ana cümlede will yerine can, may ya da must da gelebilir; mantık aynıdır, çünkü hepsi gelecekteki bir sonucu ya da gereği anlatır: "If the samples arrive today, we can start the analysis tomorrow." Numuneler bugün gelirse analize yarın başlayabiliriz.