Phrasal Verb ve Kalıplaşmış İfadeler
Kelime Bilgisi
Sesli anlatım
Bu konunun seslendirmesi hazırlanıyor. Hazır olduğunda buradan dinleyebileceksin.
"Give up" dediğinde sözcük sözcük çevirirsen "yukarı vermek" çıkar. Oysa anlamı vazgeçmektir. İşte phrasal verb dediğimiz şey bu: bir fiil ile bir ya da iki küçük sözcüğün (up, out, on, off, in, down gibi) birleşip parçalarından tahmin edilemeyen yeni bir anlam kurması. Türkçede "pes etmek" ya da "ortaya çıkarmak" gibi iki sözcüğün tek anlam kurduğu birleşik fiillere benzer.
Kalıplaşmış ifadeler de aynı mantıkla çalışır: sözcükler tek tek anlaşılsa bile bir arada belirli bir biçimde kullanılır. YDS'de bu bilgi hem ilk altı sorunun bir kısmında hem cloze testte, hem çeviri ve okuma sorularında anlam taşıyıcı olarak çıkar. Önceki konuda gördüğün boşluk yöntemi burada da geçerli; fark, bilgiyi parçalar halinde değil blok halinde öğrenmek zorunda olmandır.
Akademik metinde en sık geçen on phrasal verb
Phrasal verb listeleri yüzlerce sayfa tutar, ama akademik metinlerde işe yarayan çekirdek küçüktür. Aşağıdaki on tanesini anlamıyla birlikte bil.
- carry out gerçekleştirmek, yürütmek demektir; araştırma ve deney cümlelerinde sürekli geçer.
- bring about bir sonuca yol açmak, bir değişimi doğurmak demektir.
- account for ya bir şeyi açıklamak ya da bir oranı oluşturmak demektir.
- come up with bir fikir, plan ya da çözüm bulup ortaya atmak demektir.
- rule out bir olasılığı dışarıda bırakmak, elemek demektir.
- set up kurmak, oluşturmak demektir; bir kurum ya da sistem için kullanılır.
- point out dikkat çekmek, belirtmek demektir.
- turn down bir teklifi ya da başvuruyu reddetmek demektir.
- put off ertelemek demektir.
- give up vazgeçmek, bırakmak demektir.
Bu fiilleri iş başında görmek iyi olur. "Researchers carried out a survey among 2,000 teachers." cümlesi, araştırmacıların 2.000 öğretmen arasında bir anket yaptığını söyler. "Women account for nearly half of the workforce in the sector." cümlesinde "account for" ikinci anlamıyla, bir oranı oluşturmak anlamında kullanılmış; Türkçesi: kadınlar sektördeki iş gücünün neredeyse yarısını oluşturuyor. Aynı fiil bir olayın nedenini göstermek anlamına geldiğinde ise açıklamak demektir.