Türkçe → İngilizce Çeviri
Çeviri
Sesli anlatım
Bu konunun seslendirmesi hazırlanıyor. Hazır olduğunda buradan dinleyebileceksin.
Bu kez soru Türkçedir: bir Türkçe cümle verilir ve beş İngilizce cümleden hangisinin ona anlamca en yakın olduğu sorulur. İngilizce şıkların çoğu dil bilgisi açısından düzgündür; ayrışma anlamdadır. Biri özneyi değiştirmiştir, biri "çoğu"yu "bazı" yapmıştır, biri sebep ile sonucu yer değiştirmiştir. Yani bu soru bir İngilizce yazma sorusu değil, Türkçedeki bilgilerin hangi şıkta bozulduğunu bulma sorusudur.
YDS'de çeviri soruları 37–42. sorulardır ve sınavdan sınava değişebilir; yönlerin dağılımı da sabit değildir. Tersi yön için ING-04.01'e bak. Burada dil bilgisini yeniden anlatmıyoruz. Zamanlar (ING-02.01), modals (ING-02.02), sıfat cümlecikleri (ING-02.04), bağlaçlar (ING-02.10) konularından yararlanıp Türkçe ekleri doğru İngilizce yapıya bağlamayı gösteriyoruz.
Türkçe cümleyi sondan oku
Türkçe yüklemi sonda getirir; İngilizce ise özneden hemen sonra söyler. Bu yüzden Türkçe cümleyi baştan sona okuyup İngilizceye dizmeye çalışırsan sıra bozulur. Önce cümlenin sonuna git ve ana yüklemi bul: zamanı, kipi, kişisi, olumlu mu olumsuz mu? Sonra öznesini ara. Ardından öznenin ve nesnenin önündeki uzun nitelemeleri çöz.
Şu cümleye bak: "Geçen yıl yayımlanan raporda belirtilen önlemlerin çoğu henüz uygulanmamıştır." Ana yüklem "uygulanmamıştır", yani olumsuz bir edilgen perfect: "have not been implemented" (özne çoğul olduğu için have). Özne "önlemlerin çoğu": "most of the measures". "Henüz" olumsuz perfect ile uyumlu bir zarf: "yet". Nitelemeler: "geçen yıl yayımlanan rapor" → "the report published last year", "raporda belirtilen önlemler" → "the measures stated in the report". Parçaları birleştirince: "Most of the measures stated in the report published last year have not been implemented yet."
Burada bir ayrıntı: Özne "çoğu" olduğu için şıklarda "most" aranır. "Some" ya da "all" yazan şıkta niceleyici kaymıştır. "Çoğu" ile "bir kısmı" arasındaki fark küçük görünür ama sınavda şıkkı eler.
Türkçede özne çoğu zaman söylenmez, ekten anlaşılır. "Raporu dün teslim ettik" cümlesinde özne "biz"dir ve ekten çıkar; İngilizce şıkta "we" aranır. Özne gizliyse şıkların öznelerini karşılaştır: biri "they", biri "he", biri "we" diyorsa cümledeki kişi ekine bak. Bu küçük kontrol, "ettik" gibi bir ekten "we"yi çıkarmayı gerektirir ve atlanması kolaydır.