Çok Partili Hayata Geçiş ve İsyanlar
Demokratikleşme Çabaları
Sesli anlatım
Bu konunun seslendirmesi hazırlanıyor. Hazır olduğunda buradan dinleyebileceksin.
Bir sınıf düşün. Sınıf başkanı yıllardır aynı kişi ve herkes onun kararlarına uyuyor. Bir gün biri çıkıp "ben de aday olmak istiyorum" diyor. Bu fikir güzel mi? Güzel. Peki sınıf buna hazır mı? İşte Cumhuriyet'in ilk yıllarında yaşanan buydu. Ülke tek bir partiyle, Cumhuriyet Halk Fırkası'yla yönetiliyordu. İki kez başka bir parti denendi. İkisi de kısa sürede kapandı. Bu konuda önce iki denemenin hikâyesini, sonra rejimi tehdit eden olayları göreceksin. Hepsini sırayla öğrenmek şart, çünkü sınavda hangisinin hangisinden önce geldiği ve hangisinin sebep, hangisinin sonuç olduğu sorulur.
Bir uyarı. 1946'da kurulan Demokrat Parti ve ilk çok partili seçim bu konuya girmez. O, Atatürk'ün Vefatı ve II. Dünya Savaşı'na Giden Süreç konusunun işi. Burada yalnızca Atatürk dönemindeki iki deneme var.
Tek parti ortamı
Millî Mücadele bittiğinde meclis, birlik içinde çalışmış ama farklı düşünen insanlarla doluydu. Saltanatçısı da vardı, cumhuriyetçisi de. 11 Ağustos 1923'te ikinci TBMM açıldı. Seçime Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin adaylarıyla girilmişti, bu yüzden yeni meclis büyük ölçüde tek görüşten oluşuyordu.
Bu meclis ilk yılında Cumhuriyet'i ilan etti, halifeliği kaldırdı ve 1924 Anayasası'nı kabul etti. Birinci Meclis üç yıl boyunca bir savaşı yönetmişti. İkinci Meclis ise daha ilk yılında devletin biçimini değiştirdi. Bu yüzden ona "inkılap meclisi" denir. Soru kökünde Lozan'ı onaylayan ve Cumhuriyet'i kuran meclis soruluyorsa cevap ikinci meclistir.
Seçimden önce, 8 Nisan 1923'te Mustafa Kemal Dokuz Umde adlı bildiriyi yayımladı. Bildirinin ilk maddesi egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olmasıdır. Aynı fikir partinin ilk programı sayılır. Mustafa Kemal 9 Eylül 1923'te Halk Fırkası'nı kurdu. 10 Kasım 1924'te adına "Cumhuriyet" kelimesi eklendi ve parti Cumhuriyet Halk Fırkası oldu.
Cumhuriyet Halk Fırkası'nın tek başına yönettiği bu dönem, 1945'e kadar sürer. İçindeki tek kesinti, birazdan göreceğin iki denemedir. Dönemin bir ayrıntısı daha var. Millî Mücadele'nin komutanları aynı zamanda milletvekiliydi. Kâzım Karabekir ordu müfettişiydi, Ali Fuat Cebesoy da öyle. Savaş sırasında bu işe yaradı. Barışta ise bir komutanın hem mecliste siyaset yapması hem de asker sevk edebilmesi sakıncalıydı.
3 Mart 1924'te Erkân-ı Harbiye Vekâleti kaldırılmıştı. 1924 sonbaharında bu iki komutan askerlik görevinden ayrılıp milletvekilliğinde kalmayı seçti. 19 Aralık 1924 tarihli kanun da askerlikle milletvekilliğinin bir arada yürütülemeyeceğini kesinleştirdi. Üniformasını çıkaran bu komutanlar, birkaç hafta sonra ilk muhalefet partisini kuracaktı.