Eğitim ve Kültür Alanında İnkılaplar
Atatürk İnkılapları
Sesli anlatım
Bu konunun seslendirmesi hazırlanıyor. Hazır olduğunda buradan dinleyebileceksin.
Eğitim inkılaplarını laiklikten ayrı bir başlık sanma. 3 Mart 1924 günü Tevhid-i Tedrisat Kanunu çıkarken aynı oturumda halifelik kaldırıldı ve Şer'iye ve Evkaf Vekâleti kapatıldı; üçü aynı günün işidir. Devlet o gün tek bir karar verdi: çocuğu kimin, hangi programla okutacağına bundan sonra devlet karar verecek. Konunun geri kalanı bu kararın uzantısıdır — hangi harfle yazılacağı, hangi tarihin anlatılacağı, hangi dilin kullanılacağı.
Bu başlıktaki kanunların ve kurumların neredeyse tamamı 1924 ile 1936 arasına, on iki yıla sıkışır; tarihler birbirine bu yüzden çok yakın ve bu yüzden karışıyor. KPSS'nin yirmi yedi soruluk tarih bölümünde buradan çoğunlukla bir soru gelir ve o soru genellikle tarih değil gerekçe sorar. O yüzden kurum adlarını ezberleyerek başlama. Her inkılabın hangi soruna cevap verdiğini önce kur, yılı sonra çak.
Tevhid-i Tedrisat: üç ayrı okul, tek çatı
Kanunun neden gerektiğini görmek için 1924'ün Türkiye'sine bak. Aynı anda üç ayrı eğitim düzeni işliyordu. Medreseler Şer'iye ve Evkaf Vekâleti'ne bağlıydı ve kendi programını okutuyordu. Tanzimat'tan kalma mektepler Maarif Vekâleti'ne bağlıydı. Yabancı ve azınlık okulları ise ne birine ne ötekine bağlıydı; programını da denetimini de kendi patrikhanesi ya da elçiliği yapıyordu. Aynı yaştaki üç çocuk aynı ülkede üç ayrı dünya öğreniyordu.
430 sayılı Tevhid-i Tedrisat Kanunu bunu bitirdi. Bütün okullar Maarif Vekâleti'ne bağlandı, medreseler bakanlığa devredildi ve kanunun kabulünden sekiz gün sonra, 11 Mart 1924'te kapatıldı. Yabancı ve azınlık okulları da aynı bakanlığın denetimine girdi.
Kanunun din eğitimini yasakladığını sanma; bu konuda en çok düşülen tuzak budur. Kanun maddesi imam-hatip mekteplerinin ve Darülfünun bünyesinde bir İlahiyat Fakültesi'nin açılmasını öngörüyordu, ikisi de 1924'te açıldı. Din eğitimi kaldırılmadı, devletin çatısı altına alındı. Bir şıkta "din eğitimi tamamen yasaklandı" ifadesini görürsen üstünü çiz.
İkinci adım 1926'da geldi. Maarif Teşkilatı Kanunu izinsiz okul açılmasını yasakladı, yabancı okullarda Türkçe, tarih ve coğrafya derslerinin Türk öğretmenlerce okutulmasını şart koştu. Azınlık okullarının patrikhanelerle, yabancı okulların elçiliklerle bağı böylece koptu. İki kanunun iş bölümü şudur: 1924 okulları tek bakanlığa bağlar, 1926 o bakanlığın nasıl denetleyeceğini yazar.
Devlet bu işi yalnız kapatarak yapmadı, dışarıdan akıl da aldı. Amerikalı eğitimci John Dewey 1924 yazında hükûmetin daveti üzerine geldi; İstanbul, Ankara ve Bursa'da incelemeler yaptı, ayrılmadan önce de Türk maarifi üzerine bir rapor bıraktı. Raporun ağırlık verdiği başlıklar öğretmen yetiştirme, ilkokul programı, kütüphanecilik ve okuma alışkanlığıydı. 1924 ve 1926 ilkokul programlarında bu raporun izi görülür.
Bu kanunun hem eğitim hem laiklik inkılabı sayılmasının sebebi çıktığı gündür. Eğitimin kaynağı dinî otoriteden alınıp devlete verilmiştir. Soru kökü "laiklik yolunda atılmış adım" diyor ve şıklarda Tevhid-i Tedrisat duruyorsa cevap odur.