Türk-İslam Devletlerinde Kültür ve Uygarlık

Türk-İslam Tarihi

Sesli anlatım

Bu konunun seslendirmesi hazırlanıyor. Hazır olduğunda buradan dinleyebileceksin.

Bu dönemin savaşlarını ezberleyip kültür-uygarlık kısmını sona bırakıyorsan yanlış yerden çalışıyorsun. Karahanlı, Gazneli ve Büyük Selçuklu'nun siyasi tarihinden ÖSYM'nin sorduğu şey birkaç tarihten ibaret: 1040 Dandanakan, 1071 Malazgirt, bir de devletlerin sırası.

Buna karşılık aynı devletlerin kurduğu düzen neredeyse her yıl bir ya da iki soru getiriyor. Sebebi şu: bu kurumlar birbirine bağlı ve neredeyse tamamı Osmanlı'ya devrediliyor, yani ÖSYM buradan hem bilgi hem bağlantı sorusu üretebiliyor. Konuya girerken kafanda tek bir soru dursun — bu kurum hangi ihtiyaç için kuruldu ve parası nereden geliyor. İkta da, gulam ordusu da, medrese de, vakıf da bu iki sorunun cevabı. Terimleri tek tek ezberlemeye kalkarsan bir hafta içinde hepsi birbirine karışır; ihtiyacı bilirsen terim kendiliğinden yerine oturur.

Devlet kimin: hanedanın ortak malı

İslam'ı kabul etmek Türklerin devlet anlayışını değiştirmedi. Orta Asya'dan gelen "ülke hanedanın ortak malıdır" fikri Karahanlı'da da, Gazneli'de de, Selçuklu'da da aynen sürdü. Hanedanın her erkek üyesi kendini taht hakkı sahibi sayıyordu ve bunun bedeli her hükümdar ölümünde ödendi. Karahanlılar 1042'de Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrıldı. Büyük Selçuklu, Melikşah'ın 1092'de ölümünden sonra oğulları ve kardeşleri arasında paylaşıldı. Bunlar ayrı ayrı talihsizlikler değil, aynı anlayışın sonucu.

Uygulamada bu şöyle işliyordu: hanedan üyesi şehzadelere melik deniyor, her melik bir eyaletin başına vali olarak gönderiliyordu. Melik küçük yaşta olduğu için yanına devlet tecrübesi olan bir komutan verilirdi. Bu komutanın adı atabeydir; kelime "baba bey" demektir. Atabey meliği hem yetiştirir hem de yaşı tutana kadar onun adına eyaleti yönetirdi.

Sistemin arızası da tam burada. Atabey meliki yetiştirecek yerde onun adına yönetmeye alışıyor, merkez zayıfladığı anda bulunduğu eyaleti kendi devleti yapıyordu. Selçuklu'nun dağılmasından doğan devletler böyle ortaya çıktı: Musul'da Zengiler, Şam'da Böriler, Azerbaycan'da İldenizliler, Fars'ta Salgurlular. Tarihe "atabeylikler" diye geçmelerinin sebebi bu.

Hükümdar unvanı bu dönemde kırılıyor. Karahanlılar hâlâ han, hakan ve kağan diyordu. Sultan unvanını bir Türk hükümdarı olarak ilk kullanan Gazneli Mahmud'dur; Abbasi halifesi Kâdir-Billâh 1000 yılı dolaylarında gönderdiği hilat, taç ve menşurla onun hükümdarlığını tanıdı.

Tuğrul Bey 1055'te Bağdat'a girdi, halifeyi Şii Büveyhoğulları'nın baskısından kurtardı ve Abbasi halifesi Kaim bi-Emrillah'tan bu seferin karşılığında "Doğu'nun ve Batı'nın Sultanı" unvanını aldı. Halife dinî önderliğini korudu, siyasi güç sultanın eline geçti. Soru kökünde "sultan unvanını ilk kullanan" ifadesini görürsen cevap Gazneli Mahmud'dur, Tuğrul Bey değil — ikisi sık sık birbirinin yerine konur.