İslamiyet Öncesi Türklerde Kültür ve Uygarlık
İslamiyet Öncesi Türk Tarihi
Sesli anlatım
Bu konunun seslendirmesi hazırlanıyor. Hazır olduğunda buradan dinleyebileceksin.
İslamiyet öncesi Türk tarihinde tek bir konuya çalışacak vaktin kalsa, o konu bu olurdu. Buradan gelen soru hiçbir zaman "Mete hangi yıl tahta çıktı" biçiminde olmaz. ÖSYM bu başlıkta olay sormaz, kurum sorar: kağan yetkisini nereden alıyor, ülke kime ait sayılıyor, hukuk kimi bağlıyor, ordunun parasını kim veriyor. Devletler listesini ezberlemiş ama bu dört sorunun cevabını bilmeyen öğrenci burada tek soru çözemez.
Bir kolaylık da var. Bu konudaki kurumların çoğu aynı yaşam biçiminden, konargöçerlikten doğuyor. Hapis cezasının on günü geçmemesi de, ordunun ücretli asker kullanmaması da, hukukun hiç yazıya geçirilmemiş olması da aynı sebebin farklı yüzleri: sürekli göç eden bir toplumun ne hapishanesi olur, ne maaş ödeyecek hazinesi, ne de kanun yazacak kâtip sınıfı. Sebebi tutarsan ayrıntıyı ezberlemek zorunda kalmazsın.
Kut: iktidarın kaynağı, devletin en büyük zaafı
Türk kağanı yönetme yetkisini seçimle ya da salt güçle almaz, kut ile alır. Kut, Gök Tanrı'nın hükümdara verdiği yönetme yetkisidir; kağan devleti Tanrı adına yönetir. Bilge Kağan yazıtında tahta Tanrı buyurduğu için oturduğunu söyler. Kağan kötü yönetirse kut geri alınmış sayılır — bir yenilgi ya da kıtlık bu yüzden yalnızca talihsizlik değil, meşruiyet kaybıdır.
Buraya kadar bir sorun yok. Sorun kutun kan yoluyla geçtiğine inanılmasında. Kut tek bir kişiye değil hanedanın tamamına verilmiş sayılıyordu ve bunun karşılığı şu cümledir: ülke hanedanın ortak malıdır. Kağanın bütün oğulları, kardeşleri ve yeğenleri taht üzerinde eşit hak sahibi. Kimin geçeceğini belirleyen yazılı bir kural yok.
Sonucunu tahmin edebilirsin. Kağan öldüğünde ortada bir veliaht değil, birbiriyle yarışan birkaç aday bulunurdu; her ölüm bir iç savaş riskiydi. İlk Türk devletlerinin neden kısa ömürlü olduğu ve neden çoğunun ikiye bölünerek dağıldığı sorusunun cevabı budur. ÖSYM bunu "Türk devletlerinin kısa sürede yıkılmasının temel sebebi" kalıbıyla sorar; doğru şık veraset sisteminin belirsizliğidir, Çin entrikası ve dış baskı oraya çeldirici olarak konur.
İkili teşkilat da aynı kökten çıkar. Ülke doğu ve batı diye ikiye ayrılır; doğuyu kağan, batıyı çoğunlukla kağanın kardeşi ya da oğlu olan yabgu yönetir. Doğu her zaman üstündür, çünkü Türklerde yön tayini gündoğusuna göre yapılır. Bu düzeni ilk uygulayan Mete Han'dır. Hanedan üyesi valilere şad, kağanın oğullarına tigin denir.
Toplumun basamaklarını da bu başlığın altında tut, çünkü sıralama tek başına soru olur: oguş aile demektir, urug akraba ailelerin birliği, bod boy, budun millet, il ise devlettir. Aileden devlete beş basamak.